
İnsanların Soru Sormaktan Korkmadığı Takımlar Daha Hızlı Gelişir
Birçok ekip teknik eksikliklerden değil, iletişim problemlerinden yavaşlar. İnsanların soru sormaktan çekindiği, hata yaptığında savunmaya geçtiği veya fikir belirtmekten kaçındığı ortamlarda öğrenme hızı düşer. Psikolojik güvenlik, ekip üyelerinin hata yapabildiği, soru sorabildiği ve fikir paylaşabildiği ortamı ifade eder. Bu yazıda psikolojik güvenliğin neden bir "insan kaynakları" konusu değil, doğrudan bir mühendislik verimliliği konusu olduğunu ele alıyoruz.
Bir yazılım ekibinin başarısını sadece teknik bilgiyle açıklamak zor.
Çünkü hepimiz benzer dökümantasyonları okuyoruz. Benzer kursları izliyoruz. Benzer teknolojileri kullanıyoruz.
Buna rağmen bazı ekipler çok hızlı ilerlerken bazı ekipler sürekli aynı problemlerin etrafında dönüyor.
Bence bunun önemli sebeplerinden biri ekip içindeki öğrenme kültürü.
Daha doğrusu insanların öğrenirken ne kadar rahat hissettiği.
Çünkü bir ekipte insanlar soru sormaktan çekinmeye başladığında gelişim de yavaşlamaya başlıyor.
Bu durum özellikle teknik ekiplerde düşündüğümüzden daha sık yaşanıyor.
"Saçma Bir Soru Mu Soruyorum?"
Birçok geliştirici kariyerinin bir noktasında bu cümleyi kurmuştur.
"Bu soruyu sormasam mı?"
"Acaba çok temel mi kaldı?"
"Herkes biliyor da sadece ben mi bilmiyorum?"
Bu düşünce ortaya çıktığı anda bilgi paylaşımı yavaşlıyor.
İnsanlar anlamadıkları konuları sormuyor.
Anlamadıkları halde devam ediyor.
Sonra da küçük bilgi boşlukları zamanla büyük problemlere dönüşüyor.
Aslında çoğu zaman eksik olan bilgi değil.
Sorabilme rahatlığı.
Hataların Saklandığı Ortamlar
Benzer durum hatalarda da yaşanıyor.
Bazı ekiplerde hata yapan kişi problemi hemen paylaşır.
Çünkü amaç suçlu bulmak değil, problemi çözmektir.
Bazı ekiplerde ise insanlar hataları gizlemeye çalışır.
Çünkü hata yapmak doğrudan eleştirilmek anlamına gelir.
İlk ekipte problemler erken yakalanır.
İkinci ekipte ise problemler büyüyerek ortaya çıkar.
Teknik olarak aynı insanlar çalışıyor olabilir.
Ama kültür tamamen farklıdır.
En Büyük Kayıp: Paylaşılmayan Bilgi
Bir ekipte bilgi paylaşımı azalmaya başladığında bunun etkisi hemen görülmez.
Kod yazılmaya devam eder.
Task'lar kapanır.
Sprint'ler ilerler.
Ama zamanla ekip içinde görünmez duvarlar oluşur.
İnsanlar bildiklerini paylaşmaz.
Soru sormaz.
Fikir belirtmez.
Code review'ler yüzeyselleşir.
Retrospective toplantıları formaliteye dönüşür.
Ve ekip öğrenme hızını kaybetmeye başlar.
Bu noktadan sonra teknik problemlerin çözümü de zorlaşır.
Psikolojik Güvenlik Neden Mühendislik Konusudur?
Psikolojik güvenlik çoğu zaman insan kaynakları veya yönetim konusu gibi anlatılıyor.
Bence değil.
Bu doğrudan mühendislik verimliliği konusu.
Çünkü mühendislik büyük ölçüde bilinmeyeni çözme işi.
Kimsenin kesin cevabı bilmediği problemler üzerinde çalışıyoruz.
Böyle bir ortamda insanların soru soramadığı bir ekip kurarsanız öğrenme hızını düşürmüş olursunuz.
İnsanların fikir paylaşamadığı bir ekip kurarsanız alternatif çözümleri kaybedersiniz.
İnsanların hata yapmaktan korktuğu bir ekip kurarsanız inovasyonu kaybedersiniz.
Güvenli Ortam Ne Demek Değildir?
Burada önemli bir ayrım var.
Psikolojik güvenlik herkesin her zaman haklı olması değildir.
Kimsenin eleştirilmemesi de değildir.
Tam tersine.
Fikirler sorgulanabilir.
Kararlar tartışılabilir.
Kod eleştirilebilir.
Ama insanlar değil.
Odak kişinin kendisi değil, çözüm olur.
Bence sağlıklı ekiplerin en önemli ortak özelliği bu.
Sonuç
İyi ekipler sadece bilgi paylaşmaz.
Öğrenme cesareti de paylaşır.
Çünkü bir ekipte insanlar soru sorabiliyorsa, hata yaptığını söyleyebiliyorsa ve farklı fikirler ortaya koyabiliyorsa gelişim doğal olarak hızlanıyor.
Teknik yetenekler zamanla öğreniliyor.
Ama öğrenmeyi mümkün kılan kültürü oluşturmak çok daha zor.
Ve çoğu zaman ekipleri birbirinden ayıran şey de kullanılan teknoloji değil, kurulan bu ortam oluyor.



